- Konu Başlıkları
- Ergen Beyni ve Yasın Nörobiyolojisi
- Klinik Müdahale: EMDR ve Şema Terapi Yaklaşımı
- Yas Sürecinin Evreleri
- Aileler İçin Yol Haritası
Yaşamın en keskin virajlarından biri olan ergenlik, bireyin çocukluk kimliğinden sıyrılıp yetişkinliğin belirsiz kıyılarına vurduğu bir dönemdir. Bu hassas geçiş evresinde bir kayıpla karşılaşmak, fırtınalı bir denizde pusulasız kalmaya benzer. Altınbaş Üniversitesi’ndeki akademik temellerimden bugüne, Bakırköy’deki Malia Psikolojik Danışmanlık bünyesinde yürüttüğüm klinik çalışmalarda gördüm ki; ergenlerde yas süreci, yetişkinlerden ve çocuklardan çok daha farklı, çok katmanlı bir dinamik barındırır. Yas, sadece bir ölümle ilgili değildir; bazen bir dostun kaybı, bir taşınma veya hayallerin yıkımı da aynı duygusal ağırlığı yaratabilir.
Ergen Beyni ve Yasın Nörobiyolojisi
Ergenlik döneminde beynin mantıklı karar verme merkezi olan prefrontal korteks henüz gelişimini tamamlamamıştır. Buna karşılık duygu merkezi olan amigdala oldukça aktiftir. Bu durum, ergenin yas karşısında neden uç duygular yaşadığını açıklar. Genç, bir an öfke patlaması yaşarken hemen ardından derin bir sessizliğe bürünebilir. Ergenlerde yas süreci içerisinde görülen bu dalgalanmalar, aslında zihnin kaybı işleme biçimidir.
Klinik odamda bu süreci yönetmeye çalışan gençlerle çalışırken, sıklıkla Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolünden faydalanıyoruz. Kayıpla birlikte gelen "Hayat artık anlamsız" gibi bilişsel çarpıtmaları fark etmek, iyileşmenin ilk adımıdır. Profesyonel bir psikolog rehberliğinde yürütülen bu süreçte, gencin duygularını regüle etmesi ve kaybı hayatının bir parçası olarak anlamlandırması hedeflenir.

Klinik Müdahale: EMDR ve Şema Terapi Yaklaşımı
Yas, eğer travmatik bir olayla birleşmişse veya üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen şiddeti azalmıyorsa "komplike yas" tablosu ortaya çıkabilir. Bu noktada EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) tekniği, kaybın yarattığı o donmuş anı ağlarını çözmek için devrim niteliğinde sonuçlar verir. Acının yoğunluğunu azaltarak, gencin kaybı travmatik bir yük olarak değil, hüzünlü ama katlanılabilir bir anı olarak belleğine yerleştirmesini sağlarız.
Aynı zamanda Şema Terapi perspektifiyle, gencin zihnindeki "terk edilme" veya "dayanıksızlık" şemalarını inceliyoruz. Özellikle çocuk ve ergenlik dönemi danışmanlık süreçlerinde aile sistemini de kapsayan bütüncül bir bakış açısı, iyileşmenin kalıcı olmasını sağlar.
Yas Sürecinin Evreleri
| Evre | Ergenlerde Gözlemlenen Tepkiler | Klinik Öneri |
|---|---|---|
| İnkar ve Şok | Hissizlik, hiçbir şey olmamış gibi davranma. | Zorlamadan yanında olmak. |
| Öfke ve İsyan | Otoriteye başkaldırı, riskli davranışlar. | Güvenli alan inşası. |
| Depresyon | Sosyal izolasyon, akademik düşüş. | Duygu regülasyon desteği. |
Eğitim Notu: Yas bir hastalık değil, sevginin ödediği bir bedeldir. Ergenin yasını yetişkin gibi tutmasını beklemek, gelişimsel bir hatadır. Onlar bazen yaslarını "hareket ederek", bazen de "sessizleşerek" tutarlar.
Aileler İçin Yol Haritası
Ebeveynlerin en büyük hatası, acı çeken genci bir an önce "neşelendirmeye" çalışmaktır. Bakırköy’deki merkezimizde yürüttüğümüz aile danışmanlığı seanslarında vurguladığım gibi; dürüstlük ve şeffaflık bu sürecin panzehridir. Eğer gençte 6 aydan uzun süren ağır depresif belirtiler gözlemleniyorsa, zaman kaybetmeden uzman bir yas danışmanlığı hizmetine başvurulmalıdır.
Sonuç olarak, ergenlerde yas süreci sabır, şefkat ve bilimsel bir rehberlik gerektirir. Malia Psikolojik Danışmanlık bünyesinde bizler; anksiyete, özgüven kaybı, travma ve kayıp gibi zorlu süreçlerde gençlerimizin elinden tutarak, onların bu karanlık tünelden daha güçlü bir şekilde çıkmalarına destek oluyoruz.
