Bakırköy Psikolog Gamze Toprak Randevu: +90 (533) 016 91 34

Biz Bize | Psiko Sohbetler Pazar Masası #2 Hayır Diyebilmek

Yazar: Uzm. Kln. Psk. Gamze Toprak | Son Güncelleme: Eylül 2026
Tıbbi/Klinik Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler ve grup etkinlikleri bilgilendirme ve farkındalık amaçlıdır; klinik tanı, teşhis veya psikoterapi yerine geçmez.

“Hayır” demek bazen düşündüğümüzden çok daha zor olabiliyor. Kırılmasınlar, üzülmesinler, yanlış anlamasınlar derken kendi ihtiyacımızı ne kadar geri plana attığımızı çoğu zaman ancak yorulduğumuzda fark ediyoruz.

Biz Bize | Psiko Sohbetler serisinin ikinci Pazar Masası'nda bu kez “Hayır Diyebilmek: Sınırlar ve Kendini Seçmek” temasıyla bir araya geldik. Hayır demeyi neden zor bulduğumuzu, ardından gelen suçluluk duygusunu, herkesi memnun etme ihtiyacını ve ilişkiler içinde kendi sınırlarımızı nasıl fark edebileceğimizi birlikte konuştuk.

23 Ağustos Pazar günü Bakırköy'de gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, yalnızca bilgi dinlediğimiz bir psikoeğitim değil; kendi deneyimlerimize bakabildiğimiz, yazdığımız, paylaştığımız ve birbirimizin hikâyelerinde kendimizden parçalar bulabildiğimiz bir farkındalık alanı oldu.

Pazar Masası #2'de Neleri Konuştuk?

Buluşmanın merkezinde “Neden hayır diyemiyoruz?” sorusu vardı. Bir isteği reddettiğimizde karşımızdaki kişiyi kırmaktan, yanlış anlaşılmaktan veya bencil görünmekten neden bu kadar çekinebildiğimizi konuştuk. Ardından sınır koyduğumuzda ortaya çıkabilen suçluluk hissine ve sürekli başkalarının ihtiyaçlarını gözetmenin bizi kendi ihtiyaçlarımızdan nasıl uzaklaştırabildiğine baktık.

Üzerinde durduğumuz önemli noktalardan biri de sınır koymanın birini reddetmek anlamına gelmediğiydi. Bazen sınır, yalnızca kendi ihtiyacımızı da ilişkinin içine dahil edebilmek ve “Benim için uygun olan ne?” sorusuna dürüstçe cevap verebilmektir.

Buluşmamız Nasıl İlerledi?

23 Ağustos Pazar günü Bakırköy'de gerçekleştirdiğimiz ikinci Biz Bize buluşmasını yine psikoeğitim, farkındalık çalışmaları ve grup paylaşımını bir araya getiren yapılandırılmış bir akışla gerçekleştirdik. 15.00–17.30 saatleri arasında devam eden buluşmamızı, katılımcıların kendilerini daha rahat ifade edebilmeleri için sınırlı kontenjanla planladık.

Açılış ve Tanışma

İlk dakikalarda birbirimizi tanımaya ve buluşmaya hangi niyetle geldiğimizi fark etmeye alan açtık. Günlük hayatın temposundan biraz uzaklaşıp bulunduğumuz ana geçebilmek, bu buluşmanın da önemli başlangıçlarından biriydi.

“Neden Hayır Diyemiyoruz?” Üzerine Psikoeğitim

İlk çalışma bölümünde hayır diyememenin arkasında bulunabilecek farklı düşünce ve duygu örüntülerini konuştuk. Sevilmeme kaygısı, yanlış anlaşılma korkusu, çatışmadan kaçınma, “iyi insan” olma ihtiyacı ve başkalarının duygularından aşırı sorumluluk hissetmenin sınırlarımız üzerindeki etkisine baktık.

Buradaki amacımız herkes için tek bir neden bulmak değildi. Her katılımcının kendi yaşamındaki “evet” ve “hayır”ların ardında hangi düşüncelerin bulunduğunu fark edebilmesine alan açmaktı.

Suçluluk ve Herkesi Memnun Etme İhtiyacı

Bir sonraki bölümde hayır dedikten sonra ortaya çıkabilen suçluluk hissi ile başkalarını sürekli memnun etmeye çalışma eğilimini ele aldık. Bazen bir sınır koymaktan çok, sınır koyduktan sonra karşımızdaki kişinin duygusuna dayanmak zor olabilir.

“Karşımdaki üzülürse bundan tamamen ben mi sorumluyum?” sorusu, kendi sorumluluğumuzla başkasının duygusal sorumluluğunu birbirinden ayırabilmek açısından önemli bir farkındalık alanı oluşturdu.

Duygusal Sınırlar Üzerine Çalıştık

Sınırın ne olduğunu, neden gerekli olabileceğini ve bir ilişki içerisinde sınırların nasıl korunabileceğini konuştuk. Sınır koymanın sertleşmek, uzaklaşmak veya sevgiyi azaltmak anlamına gelmediğini; çoğu zaman kişinin kendi kapasitesini ve ihtiyacını daha dürüst biçimde ifade edebilmesi olduğunu ele aldık.

Mini Sınır Egzersizi

Buluşmanın uygulama bölümünde katılımcıların kendi yaşamlarında sınır koymakta zorlandıkları alanları fark etmelerine yardımcı olacak küçük bir çalışma yaptık. Hangi durumlarda otomatik olarak “evet” dediğimizi, aslında ne söylemek istediğimizi ve o anda bedenimizde ya da duygularımızda neler olduğunu gözlemledik.

Amaç bir anda bütün sınırlarımızı değiştirmek değil; sınır ihlal edildiğinde ya da bir şeye istemeden evet dediğimizde ortaya çıkan içsel sinyalleri daha erken fark edebilmekti.

Kendi Sınır Cümlelerimizi Yazdık

Yazı çalışmasında günlük yaşamda kullanabileceğimiz sınır cümleleri üzerine düşündük. Çünkü ne istemediğimizi bilmek kadar, bunu nasıl ifade edeceğimizi bulmak da önemlidir.

Bazen “Hayır” tek başına yeterlidir. Bazen de “Şu anda buna zaman ayıramıyorum”, “Bu benim için uygun değil” ya da “Bunu yapamam ama şu konuda yardımcı olabilirim” gibi daha açıklayıcı cümleler kişinin kendisini daha rahat ifade etmesini sağlayabilir.

Grup Paylaşımı ve Kapanış

Buluşmanın son bölümünde isteyen katılımcılar çalışmalar sırasında kendilerinde fark ettikleri düşünceleri ve duyguları paylaştılar. İlk buluşmamızda olduğu gibi burada da paylaşmak bir zorunluluk değildi. İsteyen anlattı, isteyen dinledi, isteyen kendi farkındalığını kendisinde tuttu.

Böylece bir Pazar Masası'nı daha yalnızca bilgi edinerek değil; düşünerek, yazarak, dinleyerek ve birbirimizin hikâyelerinde kendimize ait küçük parçalar fark ederek tamamladık.

İkinci Pazar Masasından Yanımıza Ne Aldık?

“Hayır Diyebilmek: Sınırlar ve Kendini Seçmek” başlıklı ikinci buluşmamızda, tek bir doğru sınır cümlesi bulmaya çalışmadık. Bunun yerine kendi “hayır”larımızın önünde nelerin durduğuna, hangi ilişkilerde kendimizi daha kolay geri plana attığımıza ve kendi ihtiyacımıza yer açtığımızda içimizde hangi duyguların ortaya çıktığına baktık.

Çünkü bazen sınır koymanın ilk adımı yüksek sesle “hayır” diyebilmek değildir. Önce içimizdeki daha sessiz cümleyi duyabilmektir: “Aslında bunu istemiyorum.”

Sonra o cümleyi suçluluğun, korkunun ve herkesin beklentisinin arasından çıkarıp kendimize ait bir yere koyabilmek gelir.

İkinci Pazar Masası'nı da sohbet ederek, yazarak, birbirimizi dinleyerek ve kendimize biraz daha yakından bakarak tamamladık. Biz Bize | Psiko Sohbetler yolculuğunda her yeni buluşmada başka bir psikolojik temaya birlikte bakmaya ve kadınların kendi hikâyelerine daha fazla alan açabilecekleri buluşmalar yaratmaya devam edeceğiz.

Yazar Hakkında

Gamze Toprak
Gamze Toprak Aile terapisi, çocuk ve ergen terapisi, ilişki ve çift terapisi ile bireysel terapi alanlarında hizmet veren Psikolog Gamze Toprak, lisans eğitimini Altınbaş Üniversitesi Psikoloji (%100 İngilizce) bölümünde tamamlamıştır. İstanbul Gelişim Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı, “Sanat Terapisi Temelli Psikososyal Müdahalelerin FOMO ve Sosyal Karşılaştırmaya Etkilerinin İncelenmesi” başlıklı projesi ile başarıyla tamamlamıştır. Yazara Ait Tüm Yazılar »

Yorum Yap

Randevu Al
Randevu Al +90 (533) 016 91 34