İletişim Bilgileri
image
image

Ergenlik Nedir? Ergenlik Sürecinde Psikolojik Desteğin Rolü

  • Anasayfa
  • Ergenlik Nedir? Ergenlik Sürecinde Psikolojik Desteğin Rolü
image

Ergenlik Nedir? Ergenlik Sürecinde Psikolojik Desteğin Rolü

Ergenlik Nedir? Ergenlik Sürecinde Psikolojik Desteğin Rolü

Ergenlik , insanlarda meydana gelen "yetişkinliğe ilk adım" evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile

yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini

yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne

psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir. Ergenlik; fiziksel ve ruhsal değişimin en hızlı

olduğu, bu fiziksel ve hormonal değişimin bireyi etkilediği, ruhsal karmaşanın da bu etkilenme

sonucu en üst seviyede olduğu gelişimin önemli bir dönemidir.

Ergenlik süreci, ebeveyn çatışmalarının şiddetli olduğu bir dönem olduğunu söyleyebilmek oldukça

mümkün. Kuşak çatışmalarının yaşandığı ailelerde ‘’Bizim zamanımızda ergenlik mi vardı, sizin

yaptığınız şımarıklıktan her şeye sahipsiniz , biz sizin zamanınızda anne babamıza saygısızlık etmezdik

ne isterler ise yapardık gibi’’.. kalıplaşmış değer yargıları mevcuttur. Bu değer yargılarının getirdiği

zararlar ile baş edebilmek epey güç bir durum oluyor. Anne babaların bu süreçte kendini değiştirmek

konusunda attıkları bir adım olmadığı için, destek alınması gereken bir durum olarak görmeye

başlıyorlar. Bilinçli ebeveynler psikolojik destek almanın olumlu yanlarından bahsederken ne yazıktır

ki, bilinçli olmayan ebeveynlerin psikoloğa gitmek konusunda zoraki yanından bahsetmeyi tercih

ediyorlar. Bu durumda psikoloğa giden bir ergen zorunlu gelmek zorunda kalıyor. Halbuki bu

desteğin olumlu yanlarından bahsedilerek bilinç kazandırmak oldukça kolay. Ergenlik sürecindeki bir

bireyin psikolojik destek talep edebilme yetisi, olasılığı düşük ihtimaller arasında yer alıyor. Bu

durumda anne babaların rolü önem kazanıyor. Ergenlik sürecine şahitlik ettiğiniz çocuklarınızın,

sosyal çevrenizde bir marka unsuru olarak görmemenizi öneriyorum. Bahsetmek istediğim marka

unsuru nedir? , ergenlik sürecinin kusursuz geçişinden övünerek bahsetmek bunlardan birisidir

aslında, bunun övünülecek değil de gerçekten düşünülmesi gereken ciddi bir konu olduğu bilincine

sahip olunabilmesi ebeveyn bilinçlendirilmesi konusunda psikologların görevi haline geliyor. Anne

babaların deyimiyle aşırı sessiz, asla diğer arkadaşları gibi değil benim çocuğum bizi hiç üzmez

deyimlerinizi bir kenara bırakmalısınız. Ve bu durumun ciddiyetinin farkına varmalısınız. Ergenlikte

anne babaların övülerek betimlediği kişiliklerin yetişkinlik zamanında yaşamak zorunda kaldığı ‘’Geç

ergenlik’’ sürecini belirtmekte fayda var. Bahsedilen bu tutum ve davranışlara sahip ergenlerde,

yaşayamadıkları ergenlik sürecini yetişkinliğe taşımak zorunda kaldıkları seanslarımda sıklıkla

karşılaştığım manzara oldu. Bu durumda olan yetişkinlerin en çok yakındıkları şey ‘’Aileleri’’ ve onlara

karşı hala soğumayan sitemlerimleri ile dolu oluyor maalesef..


Ergenlik sürecini ‘’YETİŞKİNLİĞE TAŞIMAMAK İÇİN’’ Anne-Baba'’ olarak ne yapmanız gerekiyor?


‘’Françoise Dolto’’ ergenliği ikinci bir doğum olarak tanımlar ve ergenlerin kimliklerini oluşturma

sürecinde yaşamın başlangıcındaki bebekler gibi kırılgan ve dayanıksız olabileceklerini belirtir. Birçok

uzman tarafından desteklenen çalışmaların bize verdiği sonuçları özetlemek ve uzun yıllar ergen

grupları ile yakından temas eden bir psikolog olarak, beklentilerinin sadece ‘’anlaşılmak- gerçek

isteklerinin sadece duyulması değil de, görülmek istedikleri, fikirlerinin değerli olduğu hissi..

Tercihleri konusunda sadece desteklenmek isteyen bir bireyden bahsediyorum.. Baktığımız zaman

süreci gerçekten zorlaştıran onları karşısına alan Anne-Baba figürü oluyor. Burada belirtmek

istediğim çocuklarınıza karşı net ve açık şekilde fikirlerinin isteklerinin size belirtebilmelerini

sağlamaları, üzerine tartışılması gereken konular, olaylar elbette ki muhtemel. Anne baba olarak

karşılaştığınız sorunların üstüne bir de siz sorun eklemeden çocuğunuzu tanıyarak ona uygun çözüm

önerileri sunabilmekte gizli aslında. Meslek seçiminde kararsız kalan çocuğunuza sırf siz istiyorsunuz

diye çocuğunuzun yeteneği olmadığı meslekleri dayatmak gibi mesela.. Çocuğunuzun yeteneklerini

birlikte keşfetmelisiniz onun ne istediği konusunda fikirlerini sormalısınız ve söylediklerini hafife

almamalısınız. Unutmayalım ki, fikirlerimizin önemsendiği yerde kendimizi de önemli hissederiz. Siz

bugün çatışma karşısında çözüm odaklı ilerlemeyen bir ebeveyn olursanız eğer, yetişkinlik

zamanında size karşı kin ve öfke besleyen bir çocuk büyütmüş olacaksınız. Sevgili anne babalar, sahip

olduğunuz duygu eşşsiz ve çok değerli anlaşılması gereken hassas bir müessesedir, Anne ve baba

olarak işte tam da bu süreçte sağlıklı bir yetişkin yetiştirmek için ergenlik sürecinin önemini kendinize

daima vurgulamalısınız. Bırakın ufak tefek zıtlaşmalar yaşansın kendini kanıtlamak için çabası olsun

çocuklarınızın diğer türlü sosyal çevresinde dinlenilmeyen fikirlerini özgürce beyan edebilmek de

zorluk çekecek ve ‘’Annem ve Babam’’ için önemli görülmeyen fikirlerimi ve beni kim değerli görebilir

sitemleriyle hayatını devam ettirmeye çalışacak ve bunun izlerini taşımak epey yorucu bir durum

olacaktır.. Yaşadığımız hiçbir duygu bizimle sonsuza kadar gitmediği gibi, bu sürecin de sonsuza kadar

gitmeyeceğini siz değerli anne babalara hatırlatmak istiyorum.